YENİ KONSANTRASYON MİMARLIĞI: DİJİTAL DİKKATİ KORUMA SANATI
- Said Sevgili
- 8 Oca
- 2 dakikada okunur
Dikkat artık kendiliğinden açan bir çiçek değil. Modern hayatın dijital akışı içinde dikkat, daha çok rüzgârda savrulan ince bir kumaş gibi. Her an bir bildirim, bir mesaj, bir ses, bir ışık… İnsan zihni sürekli bölünüyor, düşünce ipliği düğümleniyor. Yine de bu durumun nedeni teknolojinin kendisi değil; teknolojiyi rastgele, plansız ve amaçsız biçimde konumlandırmamız.

Konsantrasyon bugün bir doğa olayı değil; bir mimarlık işi.
Nasıl ki iyi tasarlanmış bir bina insanın hareketini, nefesini, alışkanlıklarını dönüştürür; iyi tasarlanmış bir dijital düzen de düşüncenin akış biçimini değiştirebilir. Mesele kaçmak değil, yeniden inşa etmek. Çünkü dijital dünya kaçamayacağımız kadar büyük, ama yeniden şekillendiremeyeceğimiz kadar da sert değil.
Yeni konsantrasyon mimarlığı tam burada başlıyor.
Dijital alanı bilinçli biçimde düzenleme fikri yalnızca verimlilik peşinde koşan bir tekniğe indirgenemez. Bu, insanın nitel düşünce alanını koruma çabasıdır. Düşünce derinleşmek ister; bunun için de kesintisiz bir zemin arar. Oysa zemin sürekli parçalanıyorsa, düşüncenin derinliği de zor ortaya çıkar.
Bir cihazın tek tuşla bütün bildirimlerini kapatması; belirli zamanlarda otomatik olarak sessiz moda geçmesi; çalışma anında tüm dikkat dağıtıcı unsurları dışarıda bırakan bir profil açması… Bunlar küçük şeyler gibi görünür. Ama mimarlığın gücü zaten küçük düzenlerin büyük davranışlara dönüşmesinde yatar.
Bu tür dijital düzenlemeler yalnızca pratiği kolaylaştırmaz.
Zihinsel alanı genişletir.
Düşüncenin en verimli olduğu anlar, zihnin sabit bir doğrultuda ilerleyebildiği anlardır. Dijital mimarlık—neyi nerede konumlandıracağının bilinçli seçimi—zihnin bu doğrultuyu kaybetmemesi için bir çerçeve oluşturur. Teknoloji burada engel değil; düşüncenin etrafına örülen koruyucu bir duvar gibidir.
Konsantrasyon mimarlığı, yasaklar koyan bir disiplin değil.
Aksine, zihne özgürlük kazandıran bir düzenleme.
Çünkü amaç teknolojiyi susturmak değil; onu nitel olanın hizmetine sokmaktır. İnsan dikkatini koruyabildiğinde, düşünce hem daha sakin hem daha güçlü bir form alır. Bugünün dijital dünyasında derinlik ancak bilinçli bir mimarlıkla mümkün. Ve bu mimarlık, zihnin en doğal hakkı olan yoğunlaşmayı yeniden ona teslim eder.
Yeni çağda dikkat, kendine bırakıldığında kaybolur.
Sahiplenildiğinde ise büyür.



Yorumlar